21 Ocak 2009 Çarşamba

TBL 16.Hafta - Çarşamba Günü

Son 2 haftadır kaybeden M.A. Selçuk Üniversitesi, Altar Tunçkol ile birlikte 6 maçta 4 galibiyet alan Antalya BŞB.'sini 109-102 mağlup etti. M.A. Selçuk Üniversitesi maçın başında 5-10 sayılık bir üstünlüğü yakalamış, bunu ilk devrenin sonuna kadar da devam ettirmiş. Sonrasında 3. çeyrekte fark iyice açılarak, 15-20 dolaylarında gezinmeye başlamış. Ama son 7 dakikasına 92-71 önde girdikleri maçta 5 dakika içinde Antalya BŞB.'sinden 23-5'lik bir seri yemişler ve son 2 dakikaya yalnızca 3 sayılık bir avantajla (97-94) önde girmişler. Antalya BŞB. tam rakibini yakalayacakken Green'in iki serbest atışı kaçırması onlar için pahalıya patlamış. Taktik fauller falan filan derken de bırakmamışlar buradan maçı ve kendileri için çok önemli bir galibiyeti ceplerine koymuşlar. Küme düşme potasından da iyice uzaklaşmış oldu böylelikle M.A. Selçuk Üniversitesi. Yavaş yavaş play-off'un son sıralarına da göz kırpıyorlar hatta. Ev sahibi ekipte Ibekwe 24, Monty Mack 18 sayıyla taşımışlar takımı her zaman olduğu gibi. Bunların yanına da sürpriz bir skorer çıkarmışlar. Aldığı 10 dakika sürede 3/4 üç sayı isabetiyle 11 sayı üreten İsmail Çevik. Antalya BŞB.'de Ralph Mims 7/9 üç sayı isabetiyle 34 sayı üreterek TBL kariyerindeki en iyi maçlarından birine imza atmış. Green ve Douthit de toplamda 29 sayı üretmişler. Can Akın'ın 2/7 üç sayı isabeti, Ersin Görkem'in basket bulamadan 5 sayıda kalması yenilgide en büyük faktörler olarak gözüküyor konuk ekip için.

Efes Pilsen, Banvit'i 96-67 ile geçerek üst üste 15.galibiyetini aldı ve bu galibiyetle birlikte ligdeki tüm takımları yenmiş oldu. Tek yenilgileri, ilk haftada Bandırma deplasmanındaydı, intikamlarını da almış oldular. Banvit maça fena başlamamış aslında, periyodun sonlarına da 14-17'lik üstünlükle girmişler ama arkasından 15-2'lik bir seri yakalamış Efes Pilsen ve ilk çeyreği de 29-19 önde kapatmış. Geriye kalan 30 dakikada da fark açılmaya devam etmiş sürekli, maçın sonunda da 29'a kadar yükselmiş. Banvit bu maçın öncesinde Lamar Johnson'la yollarını ayırmıştı, onun yerine henüz bir oyuncu transfer etmediler, bunun da sıkıntısını çekmişler belli ki. Kerem-Kasun ikilisi pota altını delik deşik ederek toplamda 12/16 şut isabetiyle 25 sayıya imza atmışlar. Skor da çok dengeli dağılmış ev sahibinde. Çift haneyi bulan tam 7 oyuncu var Efes Pilsen'de. Diğer dikkat çeken nokta ise, Efes Pilsen 42 kez iki sayılık atış kullanırken, Banvit'in bu atışlara sadece 23 kez yönelmesi. 40 dakika sahada kalan ve takımın pota altındaki yegane gücü olan Lance Williams sadece 7 top kullanmış, ki bunları %100 ile kullanması bile onun 15 sayının üstüne çıkması için yeterli olmamış. Yunus Çankaya 4/5 üçlükle 16 sayı, Joseph Crispin 5/10 üçlükle 17 sayı üretmişler. Crispin bu maç fena üçlük atmamış da, adamın kullandığı üçlük sayısı, senin en önemli skor gücünün toplam kullandığı top sayısından fazlaysa büyük sıkıntılar var demektir.

Ligin 7 galibiyetli iki takımı Mersin BŞB. ve Oyak Renault'nun karşılaşmasında galip gelen taraf 84-74'lük skorla ev sahibi Mersin BŞB. olmuş. Maçın ilk 3 periyodunda liderlik sürekli el değiştirmiş ama son çeyreğin başında Mersin BŞB. yabancı oyuncularının ellerinden bulduğu bir seriyle farkı 7-8 civarlarına çıkarmış; maçın sonuna kadar da bu fark korunmuş. Çok değerli bir galibiyet Mersin BŞB. için. Play-off yarışında takımların birbirleri arasında yaptıkları maçlar çok önemli, futboldaki 6 puanlık maç hesabı yani. Ev sahibi cephesinde 1/6 üç sayı yüzdesiyle Lofton göze çarpıyor hemen, 10 sayıda kalmış bugün. Lester McCalebb harika bir oyun ortaya koyarak, Lofton'un kötü oyununun üstünü kapatıvermiş. 10/11 gibi inanılmaz bir iki sayı yüzdesiyle 23 sayı üretmiş; 4 top çalmış; 5 de asist yapmış. Harika bir performans gerçekten. Oyak Renault tarafında skor dengeli dağılmış ama göze çarpan iki isim var. İlki Alex Gordon ve onun 3/10'luk üç sayı yüzdesi. Bilmiyorum, sizin de dikkatinizi çekiyor mu ama bu seneki maçların en az 3-4 tanesinde Gordon 3/10 ile üç sayı kullandı. 22 sayıyla takımın en skoreri olmuşsun eyvallah da şu yüzden hakkaten surat ekşiten cinsten. Onun yanında Stiesma ekstra katkı vermiş bugün diyebiliriz. 16 sayı, 13 ribaundu var ve bu 16 sayıyı yalnızca 6 top kullanarak üretmesi hoş bir detay olmuş.

Gerald Fitch'li Kepez Belediyesi, yeni transferinin ilk maçında evinde konuk ettiği Beşiktaş Cola Turka'yı 80-67'lik skorla mağlup etti ve bu sonuçla birlikte Kepez Belediyesi Halil Üner dönemindeki 7.maçında 4.galibiyetine ulaşmış oldu. Maç sürekli ortada gitmiş ama son periyotta Fitch sert bir fırtına estirerek, savurmuş Beşiktaş Cola Turka'yı sağa sola. Maç da farklı bir sonuçla Antalya ekibine gelmiş. Fitch'in 7/10 ile üç sayı kullanması ilgi çekici, ondan daha ilgi çekici olan ayrıntı ise bu 7 isabetli üç sayılık basketlerin hepsinin son periyotta gelmiş olması. Zaten 29 sayının 24'ünü de son çeyrekte üretmiş Gerald Fitch. 18 sayı, 14 ribaunt, 2 top çalma, 2 blok da Robert Traylor'dan gelmiş Kepez cephesinde. Ama "Traktör"ün yedi de top kaybı var, es geçmeyelim. Diğer yabancılardan McLinton 10, Saunders 6 sayı üretmiş. Türk oyuncuların bulduğu toplam sayı ise sadece 17. Halil Üner takımı için gayet doğal bu tabii. Beşiktaş Cola Turka'da nerdeyse tüm oyuncular bireysel olarak vasat görüntü çizmişler; sadece 20 sayıyla Baxter ön plana çıkıyor. Yeni transfer Wesson'un 1/6 isabetle 6 sayı üretip 9 ribaunt aldığını da notlarımızın arasına ekleyelim.

Günün ilginç maçlarından biri de Zonguldak'ta yaşanmış. Geçtiğimiz hafta Aliağa Petkim'i evinde farka boğan Erdemirspor, yine kendi salonunda konuk ettiği Türk Telekom'a ecel terleri döktürmüş ama maçın sonu onlar adına iyi bitmemiş. He, ilginç demiştik, orasına gelelim işin. İlk yarının sonlarına doğru Türk Telekom 23-40 ile farkı 17 sayıya kadar çıkarmış. 3.periyodun sonlarına doğru farkı 4 sayıya kadar indiren Erdemirspor son çeyreğe 7 sayı farkla geride girmiş. Son çeyreğe fırtına gibi giren ve 14-2'lik bir seri yakalayan Erdemir, maçın sonlarına doğru 67-62'lik üstünlüğü de yakalamış. Ardından Telekom bu seriye 10-0'lık bir seriyle cevap vermiş ve maçta 5 sayı üstünlüğü ele almış. Maçın sonlarında da serbest atışlarda hata yapmamışlar ve 71-78 kazanmışlar. Dramatik olmuş Erdemir adına hakikaten. Erdemir'de Barbour 19 sayı, 5 ribaunt, 4 asistle oynamış ama ondan daha fazla dikkat çeken isim Hakan Demirel. 8/14 ile 20 sayı üretmiş Hakan, yanına da 6 ribaunt ve 4 asisti koymuş. Gelmiş geçmiş en iyi performansı bu Hakan'ın kuşkusuz. Lakin Erdemirspor'un son haftalarda izlediğim 2 maçında bana hiç mi hiç umut vermiyordu, bu tek maçlık performansı da çok fazla fikrimi değiştirmedi açıkçası. Telekom tarafında 5/7 üç sayıyla 19 sayı üreten Serkan Erdoğan bu sezon çoğu maçta olduğu gibi ön planda, geri kalanlar da idare eder seviyesinde.

Günün son maçında G.Saray Cafe Crown, Darüşşafaka Cooper Tires'ı konuk etti. Gerçi buna ne kadar konuk etti denilir, bilinmez; neticede iki takım da maçlarını aynı salonda oynuyor. :) G.Saray Cafe Crown karşılaşma boyunca tek yabancı - Antonio Graves - ve 7 kişilik bir rotasyonla mücadele etti ki maçın sonlarına doğru Cüneyt'in de sakatlık geçirmesiyle birlikte bu rotasyon 6 kişiye kadar düştü. Cemal'in de yalnızca 8 dakika oynadığını düşünürsek, sahadaki 6 oyuncunun yorgunluk açısından fazlaca sıkıntı çektiğini söyleyebiliriz. Kötü, zevksiz bir maç oldu. İki takım da vasat hücumlar ve bolca top kayıpları yaptılar. Darüşşafaka Cooper Tires'ın böyle bir G.Saray Cafe Crown'ı yakalamışken yenmesini beklerdim açıkçası ama ilk 3 dakika dışında onlar da çok kötüydüler. İlk 3 dakikada 16 sayı ürettiler, geriye kalan 37 dakikada 59. G.Saray Cafe Crown ilk 3 dakikadaki 5-16'lık skoru devre sonunda 45-42 lehine çevirmeyi başardı. Üçüncü çeyrekte de bu civarlarda seyretti fark; son periyotta da 9-10'lara kadar çıktı. Maçın sonlarına doğru guardsız G.Saray Cafe Crown'da oyun kurmaya çalışan Murat'a yaptıkları baskıyla farkı indirdiler Darüşşafaka Cooper Tires'lı oyuncular ama nefesleri yetmedi onların da. Murat'ın maçın en kritik hücumunda bu baskıdan zekice sıyrılıp, pozisyona güzel bir asistle noktayı koymasıyla birlikte maç da G.Saray Cafe Crown tarafına geldi. En azından bu maç özelinde G.Saray Cafe Crown'un oynadığı basketboldan çok alacağı galibiyet önemliydi. Başardılar da. Sakatların iyileşmesi, yeni transferlerin takıma yerleşmesiyle birlikte takımda oluşacak oyun yapısını görüp, ona göre daha net yorumlar yapabiliriz sarı kırmızılılar hakkında, şimdilik böyle...

Hiç yorum yok: