16 Ocak 2009 Cuma

G.Saray Cafe Crown vs. Türk Telekom

İlk devrenin kapanış haftasının, açılış karşılaşmasında G.Saray Cafe Crown, Türk Telekom'u Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda ağırlayacak. G.Saray Cafe Crown ligde 2 mağlubiyetle 2.sırada bulunuyor; Türk Telekom ise 5 mağlubiyetle 4.sırada.

Türk Telekom, geçen haftaki M.A. Selçuk Üniversitesi maçına "son 6 maçın 5'ini kaybetmiş" bir takım olarak çıkmıştı. O maçtan önce sırasıyla F.Bahçe Ülker, Aliağa Petkim, Efes Pilsen, Darüşşafaka Cooper Tires, Antalya BŞB, Banvit'e karşı oynamışlardı. 8'de 8 ile dikilmişlerdi F.Bahçe Ülker'in karşısına; o maçı kılpayı kaybettiler. Gerisi de çorap söküğü gibi geldi. Aliağa Petkim, Efes Pilsen devirdi önce Telekom'u. Arada ecel terleri dökülerek kazanılan bir Darüşşafaka Cooper Tires maçı var. Ardından yine kayıp Antalya BŞB ve Banvit maçları. Çok kötü de oynuyordu Telekom bu mağlubiyet serisinde, ki hala bu mağlubiyetlerin etkisinden kurtulduklarını söylemek kolay değil. Hükmen galip sayıldıkları bir Bnei Hasharon maçı var, ondan sonra M.A. Selçuk Üniversitesi'ne karşı 30-40 sayı farkla kazanılan bir maç ve ardından hafta içerisinde gelen Panellinos mağlubiyeti. Dudley ve Lang hafta içi oynanan Panellinos maçında forma giyememişlerdi sakatlıkları sebebiyle; sanıyorum yarın sahada olacaklar. 

Takımın dış gücünün en önemli parçaları; Tutku Açık ve Serkan Erdoğan. Tutku'nun önemli, baskı altında kaldığı, kendisine özel önlemler alındığı maçlarda bocalaması yeni bir şey değil, biliyoruz. Son haftalarda Koray Mincinozlu ile birlikte kendi yarı sahasında rakiplere mükemmel bir baskı uygulayan G.Saray Cafe Crown savunmasının özellikle Tutku'ya daha çok dikkat edeceğini tahmin edebiliriz. Telekom, yeni sezonla birlikte her ne kadar geçen sezonlardaki kadar dış oyuncularına bağımlı olmaya çalışmayıp, iç-dış dengesini sağlamaya çalışsa da henüz bu düzene alışamadılar. Maç kazanmaları için hala dış oyuncularının performansları çok önemli. Mesela, Serkan Erdoğan'ın. Çok klasik olacak; ama Ayhan Şahenk'in sert çemberlerine alışma süreci önemli Telekom'un ve özellikle Serkan'ın. Pota altında Wright-Dudley-Lang gibi bir üçlüye, Hüseyin-Cemal ile karşı koymaya çalışacak sarı kırmızılılar. Erdem ve Polat da maç içinde mutlaka 4 numaraya kayacaklardır; ama Hüseyin'in performansı G.Saray Cafe Crown için belirleyici olacak. Özellikle pota altında hangi takımın üstünlüğü ele alacağı açısından. Son haftalarda çok fazla zorlamıştı kendisini, aşmıştı sınırlarını Hüseyin. Hafta içinde oynanan Khimik maçında oluşan farktan dolayı bol bol dinlenme fırsatı buldu tabii; ama karşı tarafta aynı gün Dudley ve Lang de sahaya hiç çıkmadılar.

F.Bahçe Ülker maçındaki kadar olmasa da rağbet edecektir Galatasaray taraftarı bu karşılaşmaya. Bu maçtan önce saat 12.30'da bayan basketbol takımının Samsun Basketbol ile aynı salonda oynayacağı maç, iki maçın art arda gelmesi (bilmeyenler için bu maç, cumartesi günü saat 14.30'da ve Spormax'den canlı yayınlanacak), taraftarların bu iki maçın ardından 19.00'da oynanacak Malatyaspor maçına hareketlenmeye düşünmesi gibi etkenler de mevcut tabii. 

Koray Mincinozlu'nun takıma gelişinin ardından 4'te 4 yaptı G.Saray Cafe Crown. 16 sayıyla kazanılan F.Bahçe Ülker maçı, 10 sayıyla kazanılan Aliağa Petkim maçı, 12 sayıyla kazanılan Dexia maçı, 43 sayıyla kazanılan Khimik maçı. Ortalamasını aldığımızda 20-21 sayı gibi oldukça şükela bir fark çıkıyor ortaya. Bu 4 maçta yenilen sayının ortalaması da yaklaşık olarak 62'ye tekabül ediyor. Sahadaki oyun anlamında da büyük bir dominantlık söz konusu ayrıca. Özellikle kazanılan maçların ardından sürekli yapılan savunma söz konusu oluyor, doğrudur da daha çok savunmanın ön plana çıkması; ama oyunun hücum tarafında yapılan doğru seçimler, kullanılan doğru toplar, her topun altın değerinde olduğunun bilincinde olunması gibi faktörler de göz ardı edilmemeli. Top mutlaka iniyor pota altına, o top pota altından kullanılmasa bile. Gereksiz, el üstü üç sayılar azamiye indirilmiş durumda. Yani iç-dış dengesi de son dönemde kurulmuş durumda G.Saray Cafe Crown'da. Eller sıcak, gayet iyi de bir yüzdeyle atıyor G.Saray Cafe Crown son haftalarda.

Koray Mincinozlu ve takımının galibiyeti için tüm şartlar oluşmuş durumda yani. İbre G.Saray Cafe Crown'dan yana. Form durumlarına falan bakacak olursak bariz bir üstünlüğü var ev sahibinin. Tabii, geçen sezon play-off'ta aynı takımın Telekom'a 3 defa kaybettiği, normal sezonda Ankara'da kaybedildiği, Ayhan Şahenk'teki maçın sadece 2 sayı farkla kazanıldığı da unutulmamalı. Psikolojik olarak bir üstünlüğü var Telekom'un, bu avantajı nasıl kullanacaklar, onu da maç saatinde göreceğiz.

Favori, G.Saray Cafe Crown. Ama, yalnızca favori. Henüz, daha fazlası değil...

2 yorum:

saLsa dedi ki...

Geçen hafta içinden beri sağımdaki solumdaki herkese söyledim Telekom galibiyetle dönecek buradan diye. Yanılmadık çok şükür. Bir çok nedeni, bir çok sebebi vardı kendi içimde. Maçı izleyemedim, tekrarını kovalayacağım ama beklediğimden de kolay olmuş. Gerçi hakemler falan epey etkiliymiş, izleyen arkadaşlar öyle dediler ama etki etse etse farkın boyutuna etki etmişlerdir bence. Galibiyet yine Ankara'ya giderdi. Bence.

Mesut Ulukök dedi ki...

Hakemler 3-4 pozisyonda çok bariz faulleri çalmadılar ama 3.periyot sonunda 30 farkla öne geçti Telekom.. Yani pek de bir şey değişmezdi dediğin gibi, izleyerek söylüyorum bunu.. Takımda çok eksiğin bulunması bir sebepti belki ama bugünkü maçta yapılan başka hatalar da vardı, maç yazısında yazarım bunları zaten..