6 Ocak 2009 Salı

G.Saray Cafe Crown 80-68 Dexia

G.Saray Cafe Crown açısından Avrupa'da ölüm kalım maçıydı bir nevi bu maç. F.Bahçe Ülker maçının bir gazdan ibaret olmadığını göstermek için önemli bir fırsattı. Ha, gerçi yine maçtan sonraki görüntüler oyuncuların hala bir gaz etkisinde olduğunu gösterdi. Tabii, bu gaz devamlı olacaksa kötü bir şey de değil aslında. :)

İlk periyot sonundaki istatistiklere baktığımda, iki takımın da 5'er adet üç sayı denemesi yaptığını gördüm. Maç içindeki gidişat da gözlendiğinde oyunun G.Saray Cafe Crown'ın istediği şekile büründüğü görülüyordu. Pota altında Zizic ve Hüseyin'i mümkün olduğunca kullanma çabaları, Atkins ve Cüneyt'in hücumları drive ederek kullanmaları vs. vs. Bunlarla çelişen bir tek Gurovic vardı. İlk çeyrek sona erdiğinde tam 4 üçlük kullanmıştı ki, hiçbirinde de isabet bulamadı. İçeriye top indirmek, sabırlı hücum etmek, top çevirmek demek, hiç üç sayılık atış kullanmamak değil elbette. Zaten Gurovic'in kullandığı tüm üçlükler boş pozisyonda olan atışlardı. Tek sorun, Gurovic'in bir türlü bu atışlarda isabet bulamaması. İlk periyotta 8-9 dakika sahada kaldıktan sonra maçın geri kalanında da 10 dakika oynadı topu topu zaten.

İkinci çeyrekte G.Saray Cafe Crown'un alan savunmasına karşı istediği şekilde hücum eden bir takım vardı karşı tarafta. İlk periyot, istediği gibi oynamasına rağmen bariz bir skor avantajı elde edememişti sarı kırmızılılar, bu periyotta istediği gibi at koşturdu hücumda Dexia takımı. 10'un üzerinde üçlük kullandılar bu çeyrekte, 5 veya 6 tane de isabet buldular. Hüseyin'in muazzam performansı yine ayakta tuttu G.Saray Cafe Crown'u. Aynı senaryo maçın sonlarına kadar devam etti aslında. Üç sayılardan 39 sayı buldu rakip takım ama çok ekstra attılar da diyemeyiz. Neticede, oyun planları bu, hücumları bunun üzerine kurulu ve F.Bahçe Ülker'in geçtiğimiz hafta derbide yaptığı gibi 3 sayıyı daha fazla kullandılar 2 sayıdan. F.Bahçe Ülker'in bu oyun tarzı, içeride Vidmar, Semih, Oğuz, Mirsad, Ömer (şu an sakat olsa da) vs. gibi adamlar varken, yeterince kullanılamadığı için eleştiriliyor ama bu Belçika'lı amcamların pota altında göze batan tek bir oyuncusu bile yok. Hüseyin tek başına bütün pota altı elemanlarına dört faulü aldırttı, üstüne 23 sayı-13 ribaundunu yapıp eyvallah beyler, dedi.

Hüseyin'in yanında Graves, Cüneyt, Atkins'in performansları da iyiydi gerçekten. Cüneyt 12, Atkins 14, Graves 18 sayı ürettiler. Bunlara Hüseyin'in 23 sayısını da eklediğimizde, ortaya 67 sayı gibi bir rakam çıkıyor ki geriye 13 sayı kalıyor zaten. Tüm bunlar iyi, güzel, hoş da Cüneyt, Atkins ve Hüseyin'in yaşlarının göz önüne alınıp, ilerleyen zamanlarında bu kadar diri kalamayacağı da hesaba katılmalı, planlar ona göre yapılmalı.

Grupta yarın Khimik, Zagreb'i konuk edecek. Bu saatten sonra bu maçın pek önemi kalmadı G.Saray Cafe Crown adına. Her şartta son maçta, burada Khimik'i yenmeleri gerek. Ukrayna'daki maçta gördüğümüz kadarıyla, bugünkü Dexia'dan daha kaliteli bir takım değiller kesinlikle, G.Saray Cafe Crown'un performansı belirleyici olacaktır yine...

Hiç yorum yok: